İrtibatı Koparmayalım!
elle tutulacak tarafı kalmamak deyimi
(1) parçalanmış, hırpalanmış, kötü durumda olmak, sağlam bir yanı bulunmamak. (2) değersizleşmek, işe yaramazlaşmak, güvenilmezleşmek.
- gömlek eskitmek
- ağzına baktırmak
- baba ocağı
- eli ağır
- fırsatı ganimet bilmek
- gömlek değiştirmek
- fenaya çekmek
- hayat memat meselesi
- başı yumuşak
- gözüne uyku girmemek
- Allah beterinden saklasın
- ha bire
- gömleğinden geçirmek
- boğazından geçmemek
- aş pişti bayram geçti
- göz süzmek
- ağırlık merkezi
- çamura batmak
- ana kuzusu
- şeyhin kerameti kendinden menkul
- gözlerinin içi gülmek
- bayram geçtikten sonra getirdiğin kınayı kıçına yak
- ceza yemek
- gözü kapanmak
- dünden hazır
- arayıp soranı bulunmamak
- parmağı ağzında kalmak
- al gülüm ver gülüm
- dalavere döndürmek
- akşam ahıra sabah çayıra
- para dökmek
- alt yanı kiraz bahçesi
- taş üstünde taş bırakmamak
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) parçalanmış, hırpalanmış, kötü durumda olmak, sağlam bir yanı bulunmamak. (2) değersizleşmek, işe yaramazlaşmak, güvenilmezleşmek.
Bir olay karşısında hiç tepki göstermemek, işe karışmamak.?Öğrencilerin birbirine girmesine polis seyirci kalamazdı.?
(1) verdiği şeyi geri istemek. (2) geriye, arkaya doğru götürmek ya da gitmesini sağlamak, örnek: Arabayı geri almak için vites değiştirdi. (3) düşman eline geçmiş yeri düşmandan kurtarmak. (4) (söz için) söylediğinin yerinde ya da doğru olmadığını, söylenmemiş sayılmasını bildirmek, örnek: Sözünü geri almak ona düşer.
argo (1) gevezeliği kesmek. örnek: Ağzının kaytanını çek de konuşalım adamım. (2) kötü konuşmayı bırakmak. örnek: Sabahtan beri ağzının kaytanını çekmedi. (3) kötümser sözler etmeyi kesmek. örnek: Ağzının kaytanını çek de iyisini düşünelim.
inandırmak, bir şeyi yaptırmak ya da yaranmak için karşısındakinin hoşlanacağı şeyler söyleyip durmak, örnek: Annesi dil dökmüştü ama oğlu yola gelmemişti.
konuyu yakaladı, üzerinde durdukça durdu, uzattıkça uzattı. örnek: Keşke söylemeseydik, aldı ele düştü yola, can sıkıcı bir durum.
(1) (insan için) gösterişli, iriyarı. (2) (düşünme, konuşma için) bütün ayrıntılarına inerek, her yönüyle, bütün olasılıklar göz önünde bulundurularak, eksiksizce, örnek: Bunu enine boyuna düşünmek gerekirdi.
(1) söz konusu şeye sahip olma tutkusu içinde bulunmamak, örnek: Ozanlık gözümde yok ki, iş olsun diye şiir yazıyorum. (2) bir üzüntü ya da herhangi bir güç durum nedeniyle o şeye değer verecek durumda bulunmamak, örnek: İnsan acı içindeyken hiçbir şey gözünde olmaz.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.